Günümüzde pek çok kişi borç alıp verme işlemlerini banka transferleri aracılığıyla gerçekleştiriyor. Transfer sırasında açıklama kısmına yazılanlar ise hukuki süreçlerde önemli bir rol oynayabiliyor. Peki, banka transferi açıklamasında "emanet" yazmak, alacağın tahsili için doğrudan icra takibi başlatmaya yeterli mi? Bu yazımızda bu önemli konuyu Türk hukuku çerçevesinde ele alacağız.
Türk hukukunda "emanet" kelimesi, bir şeye güvenilerek geçici bir süre için sahip olunması, korunması ve gerektiğinde iade edilmesi anlamına gelir . Finansal işlemlerde "emanet" ifadesi kullanıldığında, gönderilen paranın bir borç ilişkisinden ziyade, belirli bir amaç için geçici olarak verildiği veya birinin adına saklandığı izlenimi oluşabilir. Örneğin, bir ürün için kaparo gönderirken "emanet" yazılabilir. Bu durumda, parayı gönderenin amacı, belirli şartlar sağlandığında paranın iade edilmesidir. Dolayısıyla, banka transferi açıklamasında sadece "emanet" ifadesinin yer alması, paranın ödünç olarak verildiği anlamına kesin olarak gelmeyebilir. Bu durum, alacaklı açısından hukuki süreçlerde bazı belirsizliklere yol açabilir.
Banka transfer kayıtları, hukuki anlaşmazlıklarda önemli bir delil olarak kabul edilir . Yargıtay'a göre, aksi kanıtlanmadıkça bir banka havalesi, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapılmış sayılır . Bu durumda, havaleyi gönderen kişi, bu işlemin bir borcun ödenmesi dışında bir amaç taşıdığını (örneğin, ödünç verme) ispatlamakla yükümlüdür .
Transferin açıklama kısmında yer alan ifadeler, transferin amacını belirlemede kritik öneme sahiptir. Açıklamada "borç" ibaresinin bulunması, Yargıtay kararlarına göre bu transferin bir borç ilişkisinin kanıtı olarak değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Açıklama kısmında hiçbir ifade olmaması halinde ise, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönündeki yasal karine geçerliliğini korur. Ancak, açıklama içermeyen bir banka havalesi, yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmez . Buna karşılık, açıklama içeren banka havale dekontları, delil başlangıcı olarak kabul edilebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 102. maddesi de, geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödemenin muaccel borç için yapılmış sayılacağını belirtir. Bu nedenle, borç olarak para gönderirken açıklama kısmında bu durumu belirtmek, alacağın ispatı açısından önemlidir.
Yargıtay'ın "emanet" ibaresiyle ilgili doğrudan bir kararı olmasa da, "emanet borç para" ifadesinin geçtiği bir karar dikkat çekicidir. Bu kararda (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/4271, K. 2020/7039, T. 25.11.2020), davacının "emanet borç para" açıklamasıyla yaptığı havale sonrası başlattığı icra takibine yapılan itiraz incelenmiştir. Yargıtay, havale üzerindeki bu ifadeyi dikkate alarak ispat yükünün davalıda olduğuna hükmetmiştir. Mahkemenin ispat yükünü davacıya yüklemesi ve davacı tanıklarının beyanlarını gerekçe göstererek davayı reddetmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu karar, "emanet" kelimesinin yanında "borç para" ifadesinin de kullanılmasının hukuki değerlendirmeyi nasıl etkilediğini göstermektedir.
Sizin durumunuzda ise, banka transferi açıklamasında sadece "emanet" ifadesi yer alıyor. Yargıtay'ın genel yaklaşımı ve yukarıdaki karar birlikte değerlendirildiğinde, sadece "emanet" ifadesinin, gönderilen paranın ödünç verildiğini kesin olarak göstermediği anlaşılmaktadır. "Emanet" kelimesi, paranın geçici bir süre için saklanmak veya belirli bir amaçla kullanılmak üzere verildiği anlamına gelebilir. Bu durumda, Yargıtay'ın havalenin mevcut bir borcun ödenmesi karinesi, "emanet" ifadesiyle çelişebilir ve sizin parayı borç olarak verdiğinizi ispatlamanız gerekebilir. Açıklamasız havalelerin borç ödemesi olarak kabul edildiği yönündeki içtihatlar da göz önüne alındığında, "emanet" açıklamasının bu karineyi tek başına çürütmesi beklenmeyebilir.
Tablo 1: Banka Transferi Açıklamalarına İlişkin Yargıtay İçtihatlarının Özeti
Transferdeki Açıklama | Yargıtay'ın Karinesi/Hükmü | Gerekçe | |
---|---|---|---|
Açıklama Yok | Mevcut Bir Borcun Ödenmesi | Aksi kanıtlanmadıkça havale borç ödeme vasıtasıdır. | |
"Borç" ibaresi | Borç İlişkisinin Kanıtı Olarak Değerlendirilir | Açıklama kısmındaki "borç" ibaresi borç ilişkisini gösterir. | |
"Emanet Borç Para" | İspat Yükü Alıcıdadır (Borç Olmadığını İspatlama) | Açıkça "borç para" ifadesi borç ilişkisini gösterir. | |
"Emanet" | Ödünç Olduğu Kesin Değildir, Belirsizlik Yaratır | "Emanet" kelimesi öncelikle güven ve saklama anlamı taşır, ödünç verme anlamına gelmeyebilir. |
Türkiye'de bir alacağın tahsili için doğrudan icra takibi (ilamsız icra takibi) başlatmak için, alacaklının elinde alacağını gösteren bir belge olması gerekir. Bu belge genellikle fatura, sözleşme, çek, senet gibi yazılı bir kanıttır. Alacaklı, bu belgeyle icra dairesine başvurarak takip talebinde bulunur. İcra dairesi, borçluya bir ödeme emri gönderir. Borçlu, bu emre yedi gün içinde itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Takibin devamı için alacaklı, icra mahkemesinde itirazın iptali veya kaldırılması davası açmalıdır.
Banka transfer kayıtları da ilamsız icra takibine dayanak olabilir. Ancak, sadece "emanet" ifadesinin kullanıldığı bir transfer kaydı, gönderilen paranın ödünç verildiğini açıkça kanıtlamayabilir. Bu durumda, borçlunun ödeme emrine itiraz etme olasılığı yüksektir. Borçlu, "emanet" olarak gönderilen paranın borç olmadığını veya farklı bir amaçla verildiğini iddia edebilir. Bu itiraz üzerine, sizin icra takibine devam edebilmeniz için, paranın gerçekten bir ödünç ilişkisi çerçevesinde verildiğini mahkemede ispatlamanız gerekecektir. Bu süreç genellikle alacak davası açılmasıyla yürütülür.
Eğer "emanet" açıklamalı banka transferi doğrudan icra takibi için yeterli görülmezse veya borçlu itiraz ederse, başvurabileceğiniz alternatif hukuki yollar vardır. Bunlardan biri, genel mahkemelerde alacak davası açmaktır. Bu davada, gönderilen paranın ödünç olduğunu ve geri ödenmesi gerektiğini her türlü delille (banka transfer kaydı, tanık beyanları, varsa yazışmalar vb.) ispatlamaya çalışırsınız. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 203. maddesi, bazı durumlarda senetle ispat zorunluluğunun istisnalarını düzenler. Özellikle akrabalar arasındaki ödünç ilişkilerinde, miktarına bakılmaksızın tanık dinlenebilir . Ancak, akrabalık ilişkisi yoksa, belirli bir miktarın üzerindeki borçların senetle ispatlanması gerekebilir. Banka transfer kaydı, bu durumda yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebilir ve diğer delillerle desteklenerek alacağın ispatlanmasına yardımcı olabilir.
"Emanet" açıklamalı bir banka transferiyle borç verdiyseniz ve paranızı geri alamıyorsanız, doğrudan icra takibi başlatmak riskli olabilir. Borçlunun itiraz etme ihtimali yüksek olduğundan, mahkemede alacağınızı ispatlamanız gerekebilir. Bu nedenle şu adımları izlemeniz önerilir:
SONUÇ
Banka transferi açıklamasında sadece "emanet" yazılması, paranın doğrudan icra takibine konu edilebilmesi açısından hukuki bir belirsizlik yaratır. Yargıtay'ın genel yaklaşımı banka transferlerinin borç ödemesi olduğu yönünde olsa da, "emanet" ifadesi bu karineyi tek başına çürütmeyebilir. "Emanet borç para" ifadesinin geçtiği Yargıtay kararı, "borç" kelimesinin önemini açıkça göstermektedir. Bu nedenle, sadece "emanet" açıklamasıyla doğrudan icra takibi başlatmak yerine, öncelikle hukuki danışmanlık almak ve duruma göre alacak davası açmak daha doğru bir yaklaşım olabilir. Unutmayın ki her hukuki süreç kendine özgüdür ve en doğru adımı atmak için bir uzmana danışmak her zaman en iyisidir.
Avukatlarımızı ve arabulucularımızı kendiniz tercih edebilirsiniz.